Learn to speak Turkish fast
Dinle, durdur, cevapla.

Short story lessons will help you learn Turkish naturally while improving your listening and speaking skills fast through an ask and answer method.
   

Serdar'dan kısa hikayeler

Short Story - Ayşe

Bir kız var. Adı Ayşe. Ayşe güzel bir kız. Ayşe çok güzel bir kız. Evet, Ayşe adında çok güzel bir kız var. Bir gün Ayşe parkta kitap okuyor. Hava çok güzel. Genç bir adam geliyor ve Ayşe’nin yanına oturuyor. 


- Merhaba. Tanışabilir miyiz? 

Ayşe genç adama bakıyor. 

- Elbette, adım Ayşe. 
 
- Ben de Hakan. 

- Memnun oldum, Hakan. 

Hakan Ayşe’nin gözlerine bakıyor ama konuşmuyor. Sonra birdenbire ayağa kalkıyor. 
 
- Gitmem lazım. Görüşürüz. 

Ayşe “Ne tuhaf çocuk!” diyor içinden. 

- Güle güle.  

Ertesi gün Ayşe okula gidiyor. Okulun bahçesinde Hakan’la karşılaşıyor. 

- A! Bu okulda mı okuyorsun? 

Hakan diyor ki: Evet, aslında aynı sınıftayız. Ve sen beni düne kadar hiç fark etmemişsin.

Click here to do a gap fill quiz
There is a girl. Her name is Ayşe. Ayşe is a beautiful girl. Ayşe is a very beautiful girl. Yes, there is a very beautiful girl named Ayşe. One day Ayşe is reading a book in the park. The weather is very beautiful. A young man comes and sits beside Ayşe. 

- Hello, can we meet?

Ayşe is looking at the young man.  

- Sure. My name is Ayşe.  

- And I’m Hakan.

-Pleased to meet you, Hakan.


Hakan is looking at Ayşe’s eyes but he isn’t talking. Suddenly he stands up. 


- I must go. See you.

Ayşe says to herself, “What a weird boy!”

- Goodbye. 

The next day, Ayşe goes to school. She meets Hakan in the school garden. 

- Ah! Are you a student in this school? 

Hakan says: Yes, actually we are in the same class and you hadn’t noticed me until yesterday. 
Read the story again with a word-to-word English translation

Bir kız / var.
A girl / existing (there is).

Ad-ı / Ayşe.
Name-her / Ayşe. 

Ayşe / güzel / bir / kız.
Ayşe / beautiful / a / girl. 

Ayşe / çok / güzel / bir / kız.
Ayşe / very / beautiful / a / girl.

Evet, / Ayşe / ad-ı-nda / çok / güzel / bir kız / var.
Yes, / Ayşe / name-her-in / very / beautiful / a / girl / existing.

Bir gün / Ayşe / park-ta / kitap / oku-yor.
One day / Ayşe / park-in / book / read-ing.

Hava / çok / güzel.
Weather / very / beautiful.

Genç / bir adam / gel-iyor / ve / Ayşe-’nin / yan-ı-na / otur-uyor. 
Young / a man / come-ing / and / Ayşe-’s / side-her-to / sit-ing.

- Merhaba. / Tanış-abilir / mi / -yiz? 

- Hello. / Meet-able / are / we?

Ayşe / genç / adam-a / bakıyor. 

Ayşe / young / man-to / look-ing.

- Elbette, / ad-ım Ayşe. 

- Sure, / name-my / Ayşe.
 
- Ben / de / Hakan. 

- I / too / Hakan.

- Memnun / ol-du-m, / Hakan. 

- Pleased / become-ed-I, / Hakan.

Hakan / Ayşe-’nin göz-ler-i-ne / bak-ıyor / ama / konuş-m-uyor.

Hakan / Ayşe-’s / eye-s-her-to / look-ing / but / talk-not-ing.

Sonra / birdenbire / ayağ-a / kalk-ıyor. 
Then / suddenly / foot-to / stand-ing.
 
- Git-me-m / lazım. / Gör-üş-ürüz. 

- Go-ing-my / necessary. / See-each other-we.

Ayşe / “Ne tuhaf çocuk!” / di-yor / iç-i-nden. 

Ayşe, / “What weird boy!” / say-ing / inside-her-from.

- Güle güle.

- Bye bye.   

Ertesi gün / Ayşe / okul-a / gid-iyor.
Next day / Ayşe / school-to / go-ing.

Okul-un / bahçe-si-nde / Hakan-’la / karşılaş-ıyor.
 School-’s / garden-its-in / Hakan-with / meet-ing.

- A! / Bu / okul-da / mı / oku-yor-sun?

- Oh! / This / school-in / are / study-ing-you?   

Hakan / di-yor / ki:
Hakan / say-s / that: 

Evet, / aslında / aynı / sınıf-ta-yız.
Yes, / actually / same / class-in-we.

Ve / sen / beni / dün-e / kadar / hiç / fark / et-me-miş-sin.
And / you / me / yesterday-to / till / never / notice / take-not-ed-you.  

Short story lesson - Part 1

Listen to the lesson. Once you hear a question, stop the audio and try to give your own answer. The questions are listed below.

Questions

Hikayede bir kız mı var? (Is there a girl in the story?)
Evet, bir kız var.

Hikayede bir erkek mi var? (Is there a boy in the story?)
Hayır, bir erkek yok. Bir kız var.

Hikayede bir erkek mi var yoksa bir kız mı var? (Is there a boy or a girl in the story?)

Bir kız var.

Kızın adı ne? (What's the girl's name?)
Kızın adı Ayşe.

Kim güzel bir kız? (Who is a beautiful girl?)
Ayşe güzel bir kız.

Fatma güzel bir kız mı? (Is Fatma a beautiful girl?)
Hayır, Fatma değil. Ayşe güzel bir kız.

Ayşe nasıl bir kız? (What kind of girl is Ayşe? - What is she like?)
Ayşe çok güzel bir kız.

Kızın adı ne? (What's the girl's name?)
Kızın adı Ayşe.

Ayşe güzel bir kız mı? (Is Ayşe a beautiful girl?)
Evet, Ayşe çok güzel bir kız.

Ne zaman Ayşe parka kitap okuyor?
 (When is Ayşe reading a book in the park?)
Bir gün. Bir gün Ayşe parkta kitap okuyor.

Ayşe nerede? (Where is Ayşe?)
Ayşe parkta.
Ayşe evde mi? (Is Ayşe at home?)
Hayır, evde değil. Ayşe parkta.

Ayşe parkta ne yapıyor? (What is she doing in the park?)
Ayşe parkta kitap okuyor.

Ayşe evde mi kitap okuyor? (Is Ayşe reading a book at home?) 
Hayır, Ayşe evde değil. Ayşe şu anda parkta ve kitap okuyor.

Hava nasıl? (What is the weather like?)
Hava çok güzel.

Hava güzel mi, kötü mü? (Is the weather good or bad?)
Hava çok güzel.

Kim geliyor? (Who is coming?)
Genç bir adam geliyor.

Adam genç mi? (Is the man young?)
Evet, adam genç.

Adam ne yapıyor? (What's the man doing?)
Adam Ayşe’nin yanına oturuyor.

Adam kimin yanına oturuyor? (Who is the man sitting next to?)
Ayşe’nin. Adam Ayşe’nin yanına oturuyor.

Adam Fatma’nın mı yanına oturuyor?
 (Is the man sitting next to Fatma?)
Hayır, genç adam Ayşe’nin yanına oturuyor.

Short story lesson - Part 2

Questions

Genç adam ne diyor? (What is the young man saying?)
Genç adam, “Merhaba, tanışabilir miyiz?” diyor.

Genç adam ne yapmak istiyor? (What does the young man want to do?)
Ayşe’yle tanışmak istiyor.

Genç adam Fatma’yla mı tanışmak istiyor? (Does the young man want to meet Fatma?)
Hayır, Ayşe ile tanışmak istiyor. Genç adam Ayşe’yle tanışmak istiyor.

Kim genç adama bakıyor? (Who is looking at the young man?)
Ayşe genç adama bakıyor.

Ayşe kime bakıyor? (Who is Ayşe looking at?)
Ayşe genç adama bakıyor.

Ayşe ne cevap veriyor? (What does Ayşe answer?)
Ayşe, “Elbette, adım Ayşe diye cevap veriyor.

Ayşe’nin cevabı ne? (What is Ayşe's answer?)
Ayşe’nin cevabı şu: Elbette, adım Ayşe.

Genç adamın adı ne? (What's the young man's name?)
Hakan.

Genç adamın adı Serdar mı? (Is the young man's name Serdar?)
Hayır, adı Serdar değil. Genç adamın adı Hakan.

Ayşe ne diyor? (What is Ayşe saying?)
Memnun oldum Hakan.

Hakan Ayşe’nin gözlerine mi bakıyor yoksa dudaklarına mı bakıyor? (Is Hakan looking at Ayşe's eyes or her lips?)
Hakan Ayşe’nin dudaklarına değil, gözlerine bakıyor.

Hakan konuşuyor mu? (Is Hakan talking?)
Hayır, Hakan konuşmuyor.

Hakan ne yapıyor? (What's Hakan doing?)
Ayağa kalkıyor.

Hakan nasıl ayağa kalkıyor? (How is Hakan standing up?)
Birdenbire. Hakan birdenbire ayağa kalkıyor.

Kimin gitmesi lazım? (Who has to go?)
Hakan’ın gitmesi lazım.

Hakan’ın ne yapması lazım? (What does Hakan have to do?)
Gitmesi lazım.

Hakan gitmeden önce ne diyor? (What is Hakan saying before he goes?)
Görüşürüz. Hakan gitmeden önce “Görüşürüz,” diyor.
Ayşe’ye göre Hakan nasıl biri? (What kind of person is Hakan according to Ayşe?)
Ayşe’ye göre Hakan tuhaf biri. Tuhaf

Hakan nasıl bir çocuk? (Whay kind of boy is Hakan?)
Tuhaf bir çocuk.

Ayşe ne diyor? (What is Ayşe saying?)
Ne tuhaf çocuk!

Ayşe bunu sesli mi söylüyor? (Is Ayşe saying this aloud?)
Hayır, Ayşe bunu içinden söylüyor.

Hakan giderken Ayşe ne diyor? What is Ayşe saying while Hakan is going?)
Güle güle.

Ertesi gün Ayşe nereye gidiyor? (Where is Ayşe going the next day?)
Okula gidiyor.

Ayşe okula ne zaman gidiyor? (When is Ayşe going to school?)
Ertesi gün.

Ertesi gün Ayşe sinemaya mı gidiyor? (Is Ayşe going to the cinema the next day?)
Hayır, sinemaya değil, okula gidiyor.

Ayşe okulun bahçesinde kiminle karşılaşıyor? (Who does Ayşe meet in the school garden?)
Hakan’la karşılaşıyor.

Ayşe Hakan’la nerede karşılaşıyor? (Where does Ayşe meet Hakan?)
Ayşe Hakan’la okulun bahçesinde karşılaşıyor.

Ayşe ne diyor? (What's Ayşe saying?)
“A! Bu okulda mı okuyorsun?”

Ayşe Hakan’ı gördüğüne şaşırıyor mu? (Is Ayşe surprised to see Hakan?)
Evet, Ayşe Hakan’ı gördüğüne şaşırıyor. “A! Bu okulda mı okuyorsun?”

Ayşe ve Hakan aynı okulda mı okuyor? (Do Ayşe and Hakan study at the same school?)
Evet, onlar aynı okulda okuyor.

Hakan ne cevap veriyor? (What does Hakan answer?)
“Evet, aslında aynı sınıftayız.”

Hakan ve Ayşe aynı sınıftalar, öyle mi? (Hakan and Ayşe are in the same class, aren't they?)
Evet, aynı sınıftalar.

Ayşe ne yapmamış? (What had Ayşe not done?)
Ayşe Hakan’ı hiç fark etmemiş.

Ayşe Hakan’ı ne zamana kadar hiç fark etmemiş?  (Until when had Ayşe not noticed Hakan?) 
Ayşe Hakan’ı düne kadar hiç fark etmemiş.

DOWNLOAD - İNDİR

aye.pdf
File Size: 283 kb
File Type: pdf
Download File

aishe_story.mp3
File Size: 1989 kb
File Type: mp3
Download File

aishe_part_1.mp3
File Size: 3971 kb
File Type: mp3
Download File

aishe_part_2.mp3
File Size: 8533 kb
File Type: mp3
Download File


QUESTIONS IN TURKISH AND A-WORD-TO-WORD ENGLISH TRANSLATION 

Yes / No Questions

mı, mi, mu, mü

Hikaye-de / bir kız / / var?
Story-in / a girl / is / existing?

Ayşe / güzel bir kız / ?
Ayşe / beautiful a girl / is?

Ayşe / ev-de / mi?
Ayşe / house-in / is?

Genç adam / Fatma’yla / / tanış-mak ist-iyor?
Young man / Fatma-with / is / meet-to / want-ing?

Genç adam-ın adı / Serdar / ?
Young man-’s name / Serdar / is?

Hakan / konuş-uyor / mu?
Hakan / talk-ing / is?

Ertesi gün / Ayşe / sinema-ya / / gid-iyor?
Next day / Ayşe / cinema-to / is / go-ing?

Adam / Fatma-’nın / / yan-ı-na / otur-uyor?
Man / Fatma-’s / is / side-her-to / sit-ing?

Ayşe ve Hakan / aynı okul-da / / oku-yor?
Ayşe and Hakan / same school-in / are / study-ing?

Ayşe Hakan’ı gör-dü-ğü-ne / şaşır-ıyor / mu?
Ayşe / Hakan / see-ed-her-to / wonder-ing / is? 

Question Words

Kim, Ne, Nere, Nasıl…

Kız-ın adı / ne?
Girl-’s name / what?

Ayşe / nasıl / bir kız?
Ayşe / how / a girl?

Ayşe / nere-de?
Ayşe / where-in?

Ayşe / park-ta / ne / yap-ıyor?
Ayşe / park-in / what / do-ing?

Hava / nasıl?
Weather / how?

Kim / gel-iyor? 
Who / com-ing?

Ayşe / kim-e / bak-ıyor?
Ayşe / who-to / look-ing?

Kim-in / git-me-si / lazım?
Who-se / go-ing-his / necessary?

Hakan-’ın / ne yap-ma-sı / lazım?
Hakan-’s / what do-ing-his / necessary? 

Ertesi gün / Ayşe / nere-ye / gid-iyor?
Next day / Ayşe / where-to / go-ing? 

SocialTwist Tell-a-Friend

Vocabulary: Kelimeler

Kız: girl                  Erkek: boy

Güzel: beautiful     Çirkin: ugly       Güzel bir kız

Kitap: book     Okumak: to read     Kitap okumak: to read a book

Hava: weather                    Hava çok güzel.

Adam: man            Kadın: woman  

Genç: young          Yaşlı: old          Genç bir adam

Gelmek: to come    Gitmek: to go   Genç bir adam geliyor

Yan: side    Yanına: next to

Oturmak: to sit                   Yanına oturuyor.

Tanışmak: to meet              Tanışabilir miyiz?

Bakmak: to look              Ayşe genç adama bakıyor.

Elbette: Certainly, sure

Memnun: pleased   Memnun olmak: to be pleased    
                           
Memnun oldum.


Göz: eye                Hakan Ayşe’nin gözlerine bakıyor.

Konuşmak: to speak          Ama konuşmuyor.

Kalkmak (Ayağa kalmak): to stand up        

Birdenbire: suddenly           Birdenbire ayağa kalkıyor.

Lazım: necessary        Gitmem lazım.

Görmek: to see

Görüşmek: to see each other           Görüşürüz.

 
Tuhaf: strange, weird         

Çocuk: child, a young boy              Ne tuhaf çocuk!

Demek: to say

İçinden: not loud                Diyor içinden.

Güle güle: goodbye

Ertesi gün: the next day

Okul: school                                  Ertesi gün okula gidiyor.

Bahçe: garden

Karşılaşmak: to meet; to run into

İle: with                              Hakan ile:        

Hakan’la. (The word “ile” can be shortened like this: Hakan’la; Ayşe’yle)

Okumak: here it doesn’t mean to read; it means to study at a school.

İstanbul üniversitesinde okudum. (I studied at İstanbul University.)

Aslında: Actually, in fact

Sınıf: class

Aynı: the same                   Aynı sınıftayız.

Dün: yesterday

-e kadar: until                     Düne kadar.

Hiç: never

Fark etmek: to notice          Düne kadar hiç fark etmemişsin. 
 

Did you like the story? Did you find the lesson helpful? Please give me your comments.



"Thank you so much for a fabulous lesson. This is exactly what I have been searching for. It is the best lesson I have found on the net. Everything is so clearly explained and easy to follow. I have been able to take my learning forward consequently. You deserve an accolade for having put together such a brilliant lesson. Cok tesekkur ederim. I am a teacher of English and French. I realise how important it is to be able to work with suitable material to make any sort of progress...and your material is the best when it comes to learning Turkish. Once again many, many thanks. Felicitations."


One-time payment to download
all the lessons on the site



Learn to speak Turkish fast